Gerçekten Başarı mı?

      Ermeni soykırım iddialarının kabulünü öngören H.Res.252 sayılı karar tasarısı dün ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesince 23’e karşı 22 oyla kabul edildi.

      Komite Başkanı Howard Berman yaptığı açılış konuşmasında soykırım iddialarının gerçek olduğundan şüphe duyulamayacağını ifade ederek Ermeni görüşlerini açıkça destekledi. Daha sonra ise oy verme süresini devamlı uzatarak lehte oylarının sayısını arttırmaya çalıştı. Berman’ın bugün Türk basınında çok eleştirilen bu tutumu olmasaydı belki tasarı Komite tarafından, az oy farkıyla da olsa, reddedilecekti.

      Tasarının Dış İlişkiler Komitesi’nce sadece bir oyla kabul edilmesi, ABD Kongresinde Ermeni tasarıları için yapılan oylamalarda yeni bir durumun ortaya çıkmaya başladığını göstermektedir. Bu da Ermeni görüşlerini içeren bir tasarının reddedilmesi olanağının da bulunduğudur. O nedenle tasarının kabul edilmesi Ermeniler için bir başarı olmakla beraber, bu olay, ilerisi için, bir yenilgi döneminin de başlamış olduğuna da işaret edebilir.

      Bundan sonraki aşama, söz konusu tasarının Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülmesi ve oya konmasıdır. Bunun ne zaman olacağı Meclis Başkanı Bayan Nancy Pelosi’nin takdirine bağlıdır. Pelosi, Berman gibi, California’dan seçilmektedir ve onun gibi Ermeni görüşlerinin savunucusudur. Adı geçenin, tasarının kabul edilme şansının en yüksek olduğu bir dönemde konuyu Temsilciler Meclisi gündemine alacağı ve oya sunacağı anlaşılmaktadır.

      Bu tür tasarıların ne derecede kabul edilme şansları bulunduğunu saptamanın en iyi yolu tasarıya kaç kişinin ortak sunucu olduğuna bakılmasıdır. Yaklaşık bir yıl önce, 17 Mart 2009 tarihinde, Temsilciler Meclisi’ne sunulan söz konusu tasarıya ortak sunucu olanların sayısı kısa zamanda 100’ü aşmıştı, ancak sonraları 130 civarında kalmıştı. Tasarının oya sunulduğu dün bu sayı 137 idi. Temsilciler Meclisi’nde mutlak çoğunluk 218’dir. Bu haliyle söz konusu tasarı kısa zamanda oya sunulsa kabul edilme şansı yok gibidir. Bu nedenle önümüzdeki günlerde Ermeni lobisinin yeni ortak sunucular bulmak üzere yoğun bir çalışma içine girmesi beklenmelidir.

      Temsilciler Meclisi üyelerinin çoğunluğunun, bu tasarının Türk-Amerikan ilişkilerine kayda değer bir zarar vermeyeceğini düşündükleri takdirde tasarının kabul edilmesi şansı artacaktır. Aksine inandıkları takdirde ise bu şans azalacaktır. Bu itibarla Türk Hükümetinin tasarının kabul edilmesinin hem Türk-Amerikan hem de Türkiye-Ermenistan ilişkilerine zarar verebileceği hakkındaki bilinen tutumunu bundan sonra da sürdürmesi gayet önemlidir. Bu bağlamda Washington Büyükelçimizin istişareler için geri çekilmesi kararlılığın gösterilmesi bakımından isabetli olmuştur.

      Bu çerçevede Ermeni lobisinin söz konusu tasarının kabul edilmesi gayretlerinin mutlaka başarılı olacağını söylemek güçtür. Aksi de aynı derecede olasıdır. O nedenle dünkü oylama aslında bir başarısızlığı, en azından gerektiği kadar başarılı olunamadığını göstermektedir.

Kaynak: Ömer Engin Lütem-AVİM-05.03.2010