Protokoller Çöktü mü?

      Ermenistan Anayasa Mahkemesi’nin kararı üzerine, Protokoller “sakatlanmış”tı, giderek çökmeye yüz tuttuğu görülüyor. Londra’da Davutoğlu-Nalbantyan görüşmesi kısa sürdü, sonuçsuz kaldı.

      Ortada, Ermenistan Anayasa Mahkemesi’nin kararından doğan ciddi sorunlar var:

      -Mahkeme, Ermenistan Bağımsızlık Bildirisi’ne atıfta bulunarak “Soykırım tartışılamaz” diyor.
      Halbuki Türkiye, protokollerdeki “Tarih Komisyonu” ile soykırım iddiasının tartışmaya açılacağını söylüyordu!
      -Mahkemeye göre iki ülke arasında sınır çizen anlaşmalardan sadece 1990 sonrasında imzalananlar geçerli olabilir!
      1990 sonrasında öyle bir anlaşma yok ki!.. Böylece mahkeme Kars ve Moskova anlaşmalarını ve mevcut sınırı geçersiz sayıyor, toprak talebini teyit ediyor! Halbuki Türkiye, Kars ve Moskova anlaşmalarının ve mevcut sınırın Ermenistan yönetimi tarafından bu protokollerle tanındığını söylüyor!

      Protokoller ne diyor?

      Protokollerin objektif anlamı nedir? Ermenistan Mahkemesi’nin dediği gibi mi, Türkiye’nin dediği gibi mi?

      Önümüzdeki diplomatik savaşın konusu budur!

      - Eğer protokollerin objektif anlamı mahkemenin dediği gibiyse, Türk hükümeti imzasının gereğini yapmalı, protokolleri Meclis’ten geçirmelidir!

      Böyle bir anlayışın kabul görmesi Türkiye’yi hayli sıkıntıya sokar; Nisan ayında ‘soykırım’ kampanyasına ‘gaz vereceği’ de açıktır.

      Ermenistan bunu sağlamaya çalışıyor, “Mahkeme protokollerin ruhunu değiştirmedi, Türkiye yan çizmesin” diyor.

      - Eğer protokollerin objektif anlamı Türkiye’nin söylediği gibiyse... O zaman yan çizen taraf, Ermenistan’dır. Kendi iç mahkemesini kullanarak, uluslararası “ahd”ini ihlal etmektedir!
      Bu anlayış kabul görürse Türkiye’nin eli hayli güçlenecektir.Davutoğlu bunu sağlamaya çalışıyor; “protokollere uygun davranılması” konusunda Nalbantyan’dan “garanti” istiyor; Nalbantyan yanaşmıyor. 5 Şubat’ta Münih’te toplanacak Güvenlik Konferansı’na da Davutoğlu ile görüşmemek için gelmiyor Nalbantyan!

      Türkiye’nin tezleri

      Önümüzdeki diplomatik savaşta Türkiye, uluslararası topluma kendi tezlerini ikna edici argümanlarla anlatabilir mi? Mesele bu...

      - Ermenistan Başbakanı Tigran Sarkisyan’ın parlamentodaki şu açıklaması önemlidir:“Ermenistan Cumhuriyeti, Sovyet Ermenistan’ından miras kalan sınırı fiilen ve hukuken tanımaktadır!”

      Kaynak, Armanian News ve 9 Ekim tarihli Cumhuriyet ve diğer Türk gazeteleridir.
Bu bir örnektir. Demek ki, protokollerin objektif anlamı,“Sovyet Ermenistan’ından miras kalan sınırın fiilen ve hukuken tanınmış” olmasıdır! Türkiye’nin protokollere ilişkin yorumu doğrudur! Protokolleri ‘tahrif’ eden Ermenistan mahkemesi ve şimdi ona sığınan Ermenistan yönetimidir.

      - İsviçre’deki gizli görüşme tutanakları da protokollerin objektif anlamını ispat yönünden fevkalade önemlidir. Bizim Hariciyeciler bundan eminler... Washington ve Moskova bu içeriği biliyor.

      Türkiye’de, muhalefet duygusuyla, protokollere Ermenistan Mahkemesi doğrultusunda anlam veren politikacılar Ermenistan’ın ekmeğine yağ sürmüş olur; buna dikkat etmelidirler.

      Önümüzde satranç oynar gibi çeşitli ‘taş’ları kullanarak yapılacak uzun süreli bir diplomasi savaşı var.

Kaynak: Taha Akyol-CNN Türk-30.01.2010