Kampanya Adı: Avustralya
Açıklama:

Ermeni iddialarını destekleyeceğini açıklayan Maxine Mc Kew’in protesto edilmesi.
Kampanya Metni:

      Değerli ziyaretçi,
      Avustralya`da Kasım 2007 ayı içerisinde gerçekleştirilecek federal seçimlerde, Victorya Eyaleti Melborne`den aday olacak işçi Partisi Adayı Maxine McKEW açık bir şekilde 1915 olaylarına ilişkin yorumlarında Ermeni iddialarını destekliyor. Mc Kew basına yansıyan son açıklamalarında "Avustralya İşçi Partisi`nin iktidara gelmesi durumunda, Türkiye`nin yaptığı Ermeni Soykırımı`nı Avustralya`nın tanıması amacıyla, hükümet içerisinde gereken tüm çabayı göstereceğini" vurguladı.
      Üzücü olan bu açıklamayı seçim bölgesindeki topu-topu dört bin Ermeni’nin oyunu alabilmek için yapıyor oluşu.
      Bu nedenle aşağıda bir örneğini hazırladığımız bilgilendirme mektubunu (veya sizin kaleme alacağınız başka bir metni)
      info@cbr.alp.org.au (Australian Labor Party-National Secretariat)
      ve
      info@vic.alp.org.au (Victoria Dept.)

      adreslerine göndermenizi bekliyoruz.

      Saygılarımızla.
      SG Site Yönetimi
      
      Örnek metin (Türkçe):
      
      Sayın Mc Kew,
      Öncelikle seçim çalışmalarınızda başarılar diler, Türk-Avustralya halklarının ortak birlikteliği, karşılıklı hoşgörü ve sonsuz dostluğu adına sizleri saygıyla selamlarım.
      Seçim çalışmalarınızın yoğunluğunda, tarihi meselelere olan ilginizi anlayışla karşılamakla birlikte, 1915 yılına ilişkin yorumlarınızdaki tek taraflı tutumunuzun; tarihi, tartışmaya açık bir bilim dalı olduğunu göz ardı eden yorumlar getirmesini ise üzüntü ile karşıladığımı bilmenizi isterim.
      Her şeyden önce, arşivleri araştırmacılara açık olan ve Ermeni bilim adamları ve entelektüellerini her yıl ülkesinde düzenlenen bilimsel toplantılarda ağırladığı gibi, araştırma yapmalarına sınırsız izin tanıyan bir ülkenin, 1915 olaylarını bir tabu olarak koruduğunu söylemek imkânsızdır. Bu bağlamda, öncelikle Ermeni tarafının neden Türkiye’nin getirdiği “Ortak Tarih Komisyonu” kurulması yönündeki önerilerini şiddetle reddettiği sorgulanmalı ve bu tutumun arkasında yatan gerçekler araştırılmalıdır. Kabul edeceğiniz gibi söz konusu araştırmaların yapılmasını sağlayacak veya konu hakkında hüküm verecek olan da elbette parlamentolar değildir.
      Öte yandan, Ermeni aşırılıkçılarının etkisi ve Rusya’nın çabaları ile, yüzyıllarca bir arada yaşadıkları devlete ihanet ederek, yeni baştan milli bir benlik oluşturmak ve toplumlarını bir arada tutabilmek adına sahte söylemler yaratması ve sadece bu kavram üzerine odaklanması bir ölçüde psiko-sosyal merkezi olan bir ihtiyaç olarak görülebilir.
      Ancak, tarihi gerçeklerin yıpratılması ve olaylarla bir ilgisi bulunmayan ülkelerde siyasi bir malzeme olarak kullanılması kabul edilemez. Dolayısıyla her şeyden önce meselenin Türkiye ve Ermenistan’ı birincil derecede ilgilendirdiği kabul edilmeli ve konunun, sadece tarihin laboratuarı olan arşivlerden anlaşılabileceği söylenebilmelidir.
      Kaldı ki, 1915 yılında yaşanan savaşın kendine özgü korkunç trajedilerinden etkilenmeyen toplum yoktur. Yine her şeyden önce, Çanakkale’de, Gelibolu’da, Arıburnu’nda, Anafartalar’da hayatını kaybeden binlerce Türk ve Avustralya’lı gencimiz halen bu topraklarda huzur içinde bir aradadırlar. Atatürk’ün de dediği gibi “onlar artık evlatlarımız olmuşlardır”.
      Sonuç olarak, geçmişe dayanan bu güçlü ortak tari
Adresler:

info@cbr.alp.org.au (Australian Labor Party-National Secretariat)

info@vic.alp.org.au (Victoria Dept.)
21.09.2007