Kampanya Adı: İfade Özgürlüğünün Kısıtlanmasına Hayır!
Açıklama:

Türklerin, 1915’te Ermenilere soykırım uyguladığı iddialarına karşı çıkan Sol Parti (PDS) Milletvekili Hakkı Keskin’e destek verilmesi.
Kampanya Metni:


Değerli arkadaşlarımız,

PDS Milletvekili Hakkı Keskin, Ermeni soykırımı iddialarına karşı çıkmasından sonra, Türkiye aleyhtarı faaliyetler yürüten Ermeni çevrelerin ve bazı Alman siyasilerin baskılarına maruz kalmaktadır.

Almanya Ermeni Merkez Konseyi, Keskin’in PDS Federal Meclis Grubu’ndan ihraç edilmesi amacıyla faks kampanyası başlatmıştır. Ermenilere yakın diğer dernekler de PDS Federal Meclis Grubu’na sözlü saldırılarda bulunmuştur.

Almanya`daki Ermeni oluşumların, Federal Mecliste 2005 yılında alınan “Ermenilerin 1915-1916 yıllarında organize bir şekilde sürgün ve yok edildikleri” şeklindeki kararın ardından, bu ülkede de Fransa örneğindeki gibi yasalar çıkartılması için faaliyetlerde bulundukları bilinmektedir.

Tüm vatandaşlarımızı, konu hakkında duyarlı olmaya ve Hakkı Keskin’e destek verilmesi ve Türkiye’nin sesinin duyurulması amacıyla sitemizin başlattığı kampanyaya katılmaya davet ediyoruz.

Saygılarımızla.

“SG” Site Yönetimi

Örnek Metin: Türkçe

PDS Milletvekili Hakkı Keskin’in, Ermeni soykırımı iddialarına karşı çıkmasından sonra, baskılara maruz kalmasını esefle karşılamaktayız.

Günümüzde dünyanın çeşitli bölgelerindeki gerçek anlamda soykırım sayılabilecek uygulamalara karşı çaresiz kalan siyasilerin, yaklaşık 90 yıl önce meydana gelen ve uluslararası hukuk açısından kabul gören soykırım tanımlamalarının dışında kalan 1915 olaylarını gezegenimizin birincil sorunu haline getirmeleri şaşırtıcıdır.

1915’te meydana gelen olaylar konusunda, Ermenilerin verdiği kayıpların sayısını kasten çoğaltan bazı çevreler, Türklerin verdiği kayıpları görmezden gelmektedir. Bu maksatlı yaklaşım, doğal olarak Doğu Anadolu’da meydana gelen olayların soykırım ya da katliam olarak adlandırılmasına yol açmaktadır. I. Dünya Savaşı, bütün taraflar açısından bir savaş trajedisidir. I. Dünya Savaşı sırasında binlerce Türk, çıkan çatışmalarda Ermeni çeteler tarafından öldürülmüştür. Soykırımı savunanların bu gerçeği itiraf etmeleri, Ermeni teröristlerin bazı ülkeler tarafından silahlandırıldığı ve aslında “combatant” (savaşçı) olduklarını itiraf etmek olacaktır.

Ermenilerin iddiaları gerçek olsa idi, savaş sonrası imzalanan anlaşmalarda taleplerine yer verilirdi. Oysaki Ermeniler, 1919 yılında düzenlenen Paris Barış Konferansı’na katılımcı olarak dahi kabul edilmemişler, ısrarlı girişimleri sonucunda talepleri dinlenmiştir. Ancak Ermenilerin yalan ve uydurma beyanatta bulunduklarını resmi incelemeler sonucunda fark eden Müttefikler, talepleri ve iddiaları temelsiz bulmuşlar, Türklere yönelik daha önceki söylemlerinden vazgeçmişlerdir.

Türkiye, 1915 olaylarına ilişkin olarak bütün ülkelerin arşivlerini açmasını ve bu konunun tarihçiler tarafından araştırılmasını savunmaktadır. Türkiye’nin, bu doğrultuda yaptığı, Ermeni ve Türk tarihçilerden oluşturulacak tarafsız bir komisyon kurulması önerisine Ermenistan’dan olumlu bir yanıt alınamamıştır.

Aradan 100 yıla yakın bir zaman geçtikten sonra, konunun siyasiler tarafından tartışılması, soruna çözüm değil, aksine çözümsüzlük getirecek, vatandaşların düşünce, ifade ve siyasi özgürlüğünün kısıtlanması gibi irrasyonel sonuçlara neden olabilecektir.

Ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki tarihi kökleri olan dostluk ve güven bağlarını ortadan kaldıracak olan bu tür konulara sağduyuyla yaklaşacağınıza ve objektifliğinizi koruyacağınıza gönülden inanıyoruz.

Saygılarımızla.

Diğer dillerde kampanya metni için tıklayınız.
Adresler:

17.01.2007