Açıklama:
İspanya`da Katalonya Cumhuriyetçi Solu (ERC) partisine mensup 2 milletvekilinin, Ermeni komitesinden gelen bir mektubu dikkate alarak, sözde Ermeni soykırımı ile ilgili iddiaların İspanyol Meclisi`nde görüşülmesi girişiminde bulunmasına karşı, anılan
|
Kampanya Metni:
Değerli arkadaşlarımız,
Ermeni fanatiklerin son hedefi İspanya Parlamentosu oldu…
ERC milletvekilleri Rosa M.Bonas i Pahisa ve Joan Puigcercos i Boixassa tarafından sunulan öneride, “insanlığa karşı bir suç işlendiği” gerekçesiyle İspanyol Meclisi`nin sözde Ermeni soykırımını tanıması talep edildi.
Söz konusu öneride ayrıca “Türkiye`nin de sözde Ermeni soykırımını tanıması yolunda ısrarlı olunması” ve “bu konunun tamamen kapatılmasını sağlamak için AB`nin aracı olması” istendi.
İspanyol milletvekillerine ve diğer yetkililere hep birlikte gerçekleri duyurmalıyız.
Tüm ziyaretçilerimizin desteğini bekliyoruz, lütfen aşağıdaki metni veya hazırlayacağınız diğer bir yazıyı ilgili adreslere gönderiniz
Saygılarımızla.
“SG” Site Yönetimi
Kampanya Metni (Türkçe)
Sayın yetkililer,
ERC milletvekilleri tarafından başlatılan Ermeni soykırımı iddialarının tanınması yönündeki girişimleri üzüntüyle karşılamaktayız. Bu tür girişimler, İspanya’yı dost ve müttefik olarak kabul eden Türkiye’yi ve Türk halkını rencide etmekle kalmayıp, ülkelerimiz arasındaki iyi ilişkileri de zedelemektedir.
Bildiğiniz üzere, tarihte yaşanan olayların ilmi bir yöntemle araştırılması gerekmektedir. Bu çerçevede, öncelikle tarihi açıdan “tartışmalı” konulara karşı, taraf olmayan İspanya gibi üçüncü ülkelerin objektif bir yaklaşım içerisinde olmalarının sorunun çözümü açısından önem taşıdığını düşünmekteyiz.
1.Dünya Savaşı, sadece Ermeniler değil, Türkler açısından da bir savaş trajedisidir. 1.Dünya Savaşı sırasında 523 bin Türk, çıkan olaylarda Ermeniler tarafından öldürülmüştür. Kaldı ki Ermeniler savaş dönemi kayıplarına ilişkin olarak son derece abartılı -o dönemde Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında yaşayan tüm Ermeni nüfusun toplamının da üzerinde- rakamlar vererek dünya kamuoyunu yanıltmaktadır.
Bunun da ötesinde, soykırım konusunun hukuki ayrıntıları bulunmaktadır ve konu hakkında herhangi bir sınıflandırma ve benzeştirmeye yönelmeden önce her durumda yoğun farklılıklar içeren savaş şartlarının objektif bir şekilde etüt edilmesi gerekmektedir.
Bu açıdan bakıldığında, hukuki açıdan incelenmesi halinde, Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermenilerin yok edilmesine yönelik bir “irade” bulunmadığı gibi, aksine tüm Ermenilerin savaş şartlarından zarar görmemeleri ve korunmalarının sağlanmasına dönük bir uygulamaya gidildiği görülecektir. Öte yandan, 1915’te yaşanan bu durum, BM tarafından Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması hakkında oluşturulan ve uluslar arası alanda net bir şekilde açıklanan “soykırım” tanımı ile hiçbir yasal zeminde örtüşmeyen ayrıntıları barındırmaktadır.
Türkiye, bu konunun siyasiler tarafından değil tarihçiler tarafından aydınlatılması gerektiği, yani “Kanunla tarih yazılamayacağı” görüşünü desteklemektedir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu anlaşmazlığın çözülmesi için Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’a iki ülke tarihçilerinin ortak komisyon kurup, tarihteki olayları araştırması yolunda çağrı yapmıştır. Buna karşın, Ermenistan yönetimi ve radikal Ermeni çevreler arşivlerin karşılıklı açılarak, bilim adamları tarafından objektif kriterlerle incelenmesine kesinlikle yanaşmamaktadır.
Türkiye, barış ve uzlaşmanın sadece diyalog yoluyla olacağı ve bu yolda atılacak adımların Türk ve Ermeni halkları arasındaki ilişkilerin de normalleşmesine katkıda bulunacağı inancındadır.
İspanya ve Türkiye arasındaki dostluk ve güven ortamını ciddi bir şekilde zedeleyecek olan bu tür konulara sağduyuyla yaklaşacağınıza ve objektifliğinizi koruyacağınıza gönülden inanıyorum.
Saygılarımla.
|